Social Icons

Pages

31 Mayıs 2010

Surf Müzik


1950'lerin sonlarına doğru, dünyaca ünlü gitaristler Duane Eddy, Link Wray ve o dönemin (Amerikalı) bazı müzik orkestraları tarafından temelleri atılan; deneysel, farklı gitar soundlarına sahip rock müzik tarzı.

60'larda Dick Dale başta olmak üzere; The Beach Boys, The Ventures, The Lively Ones gruplarıyla oldukça ünlenen ve 60'ların ortalarına kadar Amerika'nın en popüler müzik türü olan Surf Rock, daha sonra unutulmaya yüz tuttu; genelde az sayıda fakat belli bir dinleyici kitlesine sahip oldu.

1994 yılında Quentin Tarantino'nun Pulp Fiction filminin soundtrackiyle yeniden popüler olan Surf, 90'larda ve günümüzde; ünlü isimler; Shadowy Men on a Shadowy Planet, Los Straitjackets, Man or Astro-man?, The Vanduras ve Robert Johnson and Punchdrunks gruplarıyla varlığını devam ettirmektedir.

Surf Müzik örneklerinden "The Vanduras-In the Dark" indir

30 Mayıs 2010

Dick Dale


1954'te California'ya taşınan Dick Dale(Richard Anthony Monsour, 1937, Boston/ABD), burada gitar çalmayı öğrendi ve ortadoğu ezgilerine merak sardı. Dale, aynı zamanda amatör olarak surf ile ilgileniyordu; surf yaparken hissettiklerini, duyduğu sesleri gitarına yansıtıyordu.

Dale, alkol kullanmamasına rağmen, barlarda sahne almaya ve grubu Dick Dale and The Del-Tones ile parçalar yapmaya başlamıştı.

Dick Dale & The Del-Tones, 1961'de Let's Go Trippin' isimli çıkardıkları ilk single ile başarıya çabuk ulaştı. Şarkı radyo istasyonlarının favorisi olmakla beraber, Dale için, ticari anlamda başarının ilk işareti de böylece gelmiş oluyordu. Dick Dale, bu tarihten itibaren, 60'ların ortalarına kadar Amerika'nın en sevilen/tutulan müzik türü olacak Surf Rock'ı icra etmeye başladı ve bu türün en popüler müzisyeni oldu. Öyle ki, sanatçı, "King of the Surf Guitar" olarak da tanınmaktadır.

Dick Dale diskografi

"Dick Dale" dinle

"Dick Dale" indir

29 Mayıs 2010

Link Wray


Frederick Lincoln "Link Wray" Jr(1929,North Carolina/ABD), Amerika için Kore’de savaştıktan sonra, 1956’da ülkesi Amerika’ya döner. Aynı tarihte kardeşleriyle beraber Lucky Wray and the Palomino Ranch Hands isimli grubu kurar. 1958’de grup, isim değişikliğine giderek Link Wray & His Raymen adını alır ve sadece Amerika’da beş milyona yakın satan “Rumble” single’ını çıkarır.

Parça, Amerika’da müzik listelerinde ilk ona kadar yükselir.Bu şarkı ile büyük şöhret kazanan Link Wray, aktif müzik yaşamını 1990’ların ikinci yarısına kadar sürdürür.Wray, bu dönem içinde, “Raw-Hide”, “Jack The Ripper”, “The Black Widow”, “The Shadow Knows”,“Deuces Wild” “Ace of Spades”, “Fat Back” hitlerine imza atar. Sanatçı, Jeff Beck’ten, Jimi Hendrix’e kadar birçok ünlü gitaristi etkilemiş olup, Surf Rock’ın doğuşuna katkıda bulunduğu kadar, Punk ve Heavy Metal müziğin de öncülerinden biri olarak, kabul görmektedir.Kalp yetmezliğinden, 2005'te hayata veda etmiştir.


"Link Wray" dinle

"Link Wray" indir

28 Mayıs 2010

Duane Eddy


Rock müziğin öncü isimlerinden. Kayıtları dünya çapında 100 milyonun üzerinde sattı.1938/New York doğumlu ünlü gitaristin kariyeri 1950'lerde başladı. Çok genç yaşına rağmen bir süre stüdyo müzisyenliği yaptıktan sonra, 1950'lerin sonunda çıkardığı "Rebel Rouser" şarkısıyla tanındı.

"Movin' N' Groovin", "Forty Miles Of Bad Road","Shazam!", "Because They're Young", "Peter Gunn", "Dance With The Guitar Man" parçalarıyla ününe ün kattı. Sanatçı, 60'ların ilk yarısında, büyük bir şöhretin sahibiydi.

"Duane Eddy" dinle

"Duane Eddy" indir

27 Mayıs 2010

Türk Korku Sineması


Türk Sineması'nın ilk gerilim filmi Aydın Arakon'un çektiği "Çığlık" tır, onu, 'korku türüne yakın ilk Türk filmi' olarak görebiliriz.

Türkiye'nin ilk korku filmi, 'ABD ve Avrupa dışında çekilen ilk Dracula uyarlaması olma özelliğine sahip' "Drakula İstanbul'da" dır. Dracula efsanesinin Kazıklı Voyvoda ile ilgili olduğu ve Abraham Stoker'ın da bu efsaneden esinlenerek kitabını yazdığı söylenmektedir. Dracula ile Kazıklı Voyvoda arasındaki bağlantıya ilk değinen film de, “Drakula İstanbul’da”dır.

Mehmet Muhtar yönetiminde 1953'te çekilen "Drakula İstanbul'da", yurtdışındaki korku filmleri festivallerinde büyük ilgi görmüştür, 1998 yılında Amerika'nın Maryland kentinde düzenlenen korku filmleri festivalinde yoğun talep üzerine, festivalde iki kez gösterilmiştir. Film, İngilizce çevirili ve alt yazılı olmamasına rağmen izleyiciler tarafından ayakta alkışlanmıştır. "Drakula İstanbul’da", 1931 yılında çekilen Bela Lugosi’li ünlü "Dracula" filminden kesinlikle etkilenmemiş özgün bir filmdir ve "Dracula" ya göre esere daha sadık bir senaryoya sahiptir. Başrolde unutulmaz bir performans gösteren Drakula (Atıf Kaptan), dünya korku sinemasında uzun dişleri gözüken ilk vampir olma özelliğini taşımaktadır ancak teknik imkansızlıklar nedeniyle kırmızı gözlerini gösterememektedir. “Drakula İstanbul’da” filminin en başarılı yönü, görüntü yönetimidir. Siyah-beyaz çekilen “Drakula İstanbul’da”nın ışık ve gölge ayarlamaları dönemine göre oldukça başarılıdır. Bu başarının mimarı, görüntü yönetmeni Özen Sermet'i Hollywood yapımlarında da görebilmek mümkündür. Sermet, 1968'de Brezilya ‘da çekilen, Paramount Pictures yapımı "Tarzan ve Orman Çocuğu" filminde görüntü yönetmeni olarak görev almıştır. "Drakula İstanbul'da"nın tek kusuru, korku filmleri için uygun olmayan müzikleri kullanmasıdır. Filmin müzikleri, bütçeleri özgün müzik sipariş etmeye yetmeyen yapımlarda kullanılmak üzere, Almanya'da kaydedilen ve ABD'de arşivlenen stok müziklerden oluşur, örn;"Drakula İstanbul'da" filminde kullanılan müzikler, 'Süpermen' seriyalinde de kullanılmıştır ancak bu kusuruna rağmen “Drakula İstanbul’da”, Türk Korku Sineması'nın en iyi filmlerinden biridir.

1970 yılında, Yavuz Yalınkılıç tarafından, Büyükada’da geçen bir hortlak öyküsü anlatan, mezarından kalkmış bir ölünün durmak bilmeyen kahkahalarını korku unsuru olarak kullanan "Ölüler Konuşmaz Ki" isimli film çekilmiştir. "Ölüler Konuşmaz Ki", çekildiği dönemde ve sonrasında yeterince ilgi görmemiştir.

1972 yılında Türk Sineması'nın ünlü aktörlerinden Fikret Hakan, dönemin dünyaca ünlü oyuncularından Sylva Koscina ile korku türündeki İtalyan yapımı "Trittico"( Il Sesso del Diavolo) filminde rol almış fakat bu filmle Hakan, oyuncu olarak, Batı Sineması'nın dikkatini çekmeyi başaramamıştır.

1974 yılında, Metin Erksan'ın yönetiminde çekilen "Şeytan", William Friedkin'in "The Exorcist" filminin Türk versiyonudur. Film, Batı'da ilgiyle karşılanmış ve Monster International dergisi yazarlarından Timothy Paxton ve David Todarello imzalı ortak bir makalede, "Şeytan" hakkında 'eğlenceli ve daha dayanılabilir' yorumu yapılmıştır.

"Şeytan" filmi ile aynı tarihlerde, Türk Sineması'nın bir başka ünlü aktörü Ayhan Işık, İtalyan Korku filmlerinde oynamıştır. Ayhan Işık, dünyaca ünlü aktör Klaus Kinski ile "La Mano Che Nutre La Morte" (1974- Ölüye Hayat Veren El) ve "Le Amanti del Mostro"(1975-Canavarın Sevgilisi) filmlerinde beraber rol almıştır. İki film de daha sonradan General Video Realvision (GVR) tarafından Avrupa video piyasasına çıkarılmıştır.

1975 yılında, Türkiye'de 'erotik-komedi'ler popüler olmaya başladığında, yönetmen Nejat Saydam tarafından, korku-komedi türündeki “Sevimli Frankenştayn” filmi çekilmiştir. “Sevimli Frankenştayn”; her ne kadar özgün olmasa da, Yeşilçam'ın kaçakçılık, ucuz aşk öyküleri ve sahte tarihi kahramanların maceralarından oluşan kısır döngüsünün dışına çıkmaya çalışan bir yapım olarak dikkat çekmektedir.

Türk Korku Sineması içinde, 80'lerde ve 90'ların ilk yarısında, sinemalarda gösterilmemiş üç korku filmi vardır. Biri, yönetmenliğini Kadir Akgün'ün yaptığı video filmi "Lanetli Kadınlar"dır. Diğeri, yönetmenliğini ve senaristliğini Mehmet Alemdar'ın üstlendiği "Şüphenin Bedeli" isimli filmdir. "Kader Diyelim" adlı yapım ise, Mehmet Alemdar'ın diğer filmi olup başrolünde türkücü Vahdet Vural'ın yer aldığı bir Türk "Psycho" denemesidir; en önemli farkı, film boyunca Vahdet Vural'ın şarkı söylemesidir.

Çekimleri 1993'te biten, 1995'te vizyona giren ve Türkiye'de İstanbul, İzmir, Ankara dışında gösterim imkanı bulamamış, Kutluğ Ataman'ın "Karanlık Sular" filmi, 'korku türünde Türk Sineması'nın “Drakula İstanbul’da” dan sonra en iyi filmi' olarak gösterilmektedir. Daha önce Hollywood'ta çalışmış Chris Squires (Christopher Squires)'in başarılı görüntüleri ve filmin çekildiği mekanlar olarak İstanbul'un gizemli sokaklarının seçilmiş olması ile, film, yurtdışında festivallerde büyük ilgi görmüştür. "Karanlık Sular", festivallerde gördüğü ilgiyi, sınırlı sayıda da olsa gösterildiği sinemalarda bulamamıştır ve korku türünde başarılı bir yapım olmasına rağmen, hak ettiği şöhreti (maalesef) kazanamamıştır.

2000'lerde Türk Sinemasında, önceki dönemlerden farklı olarak, korku tarzı filmlerin sayısında hızlı bir artış olur.Bunların ilki olan, korku-komedi türündeki "Okul", Kanadalı yazar Frank Edward Peretti'nin (filmle aynı isimdeki) romanından uyarlanmış, Rafal Zielinski imzalı "Hangman's Curse" filmiyle benzerlikler taşısa da ve korku türü açısından bekleneni veremese de; içinde ciddi sorunlar barındıran eğitim sistemine dokunuşuyla ve liseyi eğlenceli bir dille anlatışıyla dikkat çeken, vasatın üstünde bir gençlik filmidir. "Okul" ile aynı tarihli başka film "Büyü"nün bir korku filmi olarak şöhret kazanmasında galasında çıkan yangın etkili olmuştur. Yangın, halk tarafından 'filmin reklamı' gibi algılanırken, filmin yönetmeni bile :"Yangın var çığlıklarını duyunca yapımcının promosyonu zannettim" demiştir.

Onlardan iki yıl sonra çekilen, 'Bir Hasan Karacadağ Korkusu' şeklinde reklamı yapılan ve orjinal bir film olduğu ileri sürülen “Dabbe”, Japon yapımı “Kairo” filminin İslam motifleriyle bezenmiş farklı bir yorumu olmaktan öteye gidememektedir. Yönetmenin, filmini 'Bir Hasan Karacadağ Korkusu' şeklinde pazarlamasının da, 'gülünç' olmaktan farklı şekilde izahı pek mümkün görünmemektedir çünkü yönetmen Hasan Karacadağ'ın 1999 yılında çekmiş olduğu “Hummadruz” dışında başka filmi yoktur. O film de korku filmi değil, doğudan İstanbul'a göç eden bir aileden baba ve oğlun birlikte intihar etmeleri öyküsüne dayanan, Japonya'da düzenlenen Yamagata Uluslararası Belgesel Festivali'nde gösterilmiş yarı belgesel, yarı kurmaca bir filmdir. Kuran'da geçen "Dabbet-ül Arz" dan esinlenerek "Dabbe" filmini çeken Hasan Karacadağ, tarzını "İslami Korku" olarak tanımlamaktadır, bazı röportajlarında bu tanımlamada daha da ileri giderek, "Türk-İslam Korku" türü filmler çektiğini belirtmektedir.

"Dabbe" filminin en önemli yanı; son on yılda çekilen Türk korku filmleri arasında, mekan yaratan ilk film oluşudur. Film, (fikir olarak orjinal olmasa da) ilk defa, siyah bantlarla örtülmüş gazete kağıtları üzerine kurulu bir mekan oluşturmasıyla, son zamanlarda çekilen diğer Türk Korku örneklerinden ayrılmaktadır. "Dabbe" ile aynı tarihteki bir diğer film, "Araf" tır. "Araf", Türk Korku Sineması'ndan Amerikan pazarına Dvd olarak çıkan ilk filmdir. Filmin yönetmeni Biray Dalkıran, Pathfinder dağıtım şirketi etiketiyle, Amerika’da daha önce “Araf” isimli 4 film bulunduğundan dolayı “The Abortion/Kürtaj” ismiyle DVD’nin satışa çıktığını söylemiştir. "Araf" ile aynı yıl, Taylan Biraderler yönetiminde "Küçük Kıyamet" filmi çekilmiştir. "Okul" filminde de Taylan Biraderler ile çalışan senarist Doğu Yücel'e göre "Küçük Kıyamet"; insanın hayatın arzularına kapılıp ölüm fikrine sırt çevirmesini, onu dışlamasını anlatır, senarist Yücel : "Yaşama sevinci üzerine çekilen filmler gibi bu film de izlenmelidir. Çünkü ölüm de hayatın bir parçası ve faniliğimizi unutarak hayatın değerinin de farkına varamıyoruz" demektedir. "Küçük Kıyamet", -sadece korku türü açısından bakıldığında zayıf kalsa da- Türk Sineması'nda son yirmi yılda yapılmış en ilginç filmlerden biridir.Yurtdışında, birçok festivale katılmış, olumlu eleştiriler almıştır. Aynı senedeki başka bir film, komedyen Şahan Gökbakar'ın kardeşi Togan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği "Gen" dir, (vasat bir film olsa da) 'Türk Korku Sineması için olumlu değerlendirilebilir' eserlerden biridir ancak filmle ilgili bir röportajda, yönetmen Togan Gökbakar: "Bu bensiz gelişen bir projeydi ama daha önce yapılmamış bir iş olsun diye beni seçtiler" demektedir, buradan "Gen" filminin ne kadar ciddi bir yapım olduğuna dair, aslında biraz düşünülmesi gerektiğini de anlayabiliriz. Gökbakar, başka bir röportajında ise şöyle demektedir: "Gen filmi, diğer Türk filmleriyle karşılaştırıldığı zaman herhangi bir lokal olay, lokal espri ya da bizim kültürümüze ait sadece Türk'lerin anlayabileceği bir şey taşımayan, daha evrensel bir konusu ve evrensel bir yapısı olan; her anlamda oyunculuk, sanat yönetmeni.. Hani bir İtalyan da izlediği zaman yadırgamayacağı yapımız var.Bizim cin ya da peri hikayelerimizden bir yabancı hiçbir şekilde etkilenmez, ya da hiçbir şekilde onu saramaz". Fakat hikaye olarak, Gökbakar'ın filminin ne kadar evrensel olduğu, şüphelidir; örn; "Heyelan nedeniyle yolu kapanan dağ başındaki akıl hastanesi, Avrupa'nın hangi ülkesinde vardır?" sorusu akla ilk gelen sorulardan biridir.

2007 ve 2008 yıllarında; içindeki animasyonları ile dikkat çeken, birçok insanın senaryosuna katkıda bulunduğu "Sıfır Dediğimde", görsel açıdan kötü olmayan ancak hikayesi zayıf ve aşırı soyut kalan, fantastik türde bir deneme "Gomeda", iyi bir korku filmi iddiasıyla ortaya çıksa da; orjinal, etkileyici sahnelere yer vermesi açısından önemli ve fantastik-dram türünde iyi bir örnek olan "Musallat" ve The Exorcist başta olmak üzere birçok ünlü korku filminin etkisinde kalmış ancak "Dabbe"ye oranla görsel açıdan daha başarılı sayılabilir "Semum" filmleriyle Türk Korku örneklerinin sayısı çoğalmıştır. Başka ifadeyle, Türk Korku Sineması; geçmişte benzeri görülmemiş biçimde aktif olmaya başlamıştır. Adları geçen filmlere ek olarak; televizyon için çekilen Çağan Irmak imzalı "Kabuslar Evi" serisi de vardır.

Son olarak; 'Türk-İslam Korkusu' diye bir alt tür yaratma mücadelesi veren Karacadağ, 2009 yılında, görsel açıdan ilkine göre daha iyi olan "Dabbe 2" adlı devam filmiyle, aslında ondan daha iyi ve olgun işler bekleyen sinemaseverlerde hayal kırıklığı yaratmıştır. "Ada: Zombilerin Düğünü" isimli, 29.01.2010 vizyon tarihli film ise, 'Türkiye'nin gerçek anlamda ilk zombi filmi' olma ünvanını taşımaktadır.

2000'lerden bu yana, (aslında öncesinde de) Türk Korku Sineması, (istisnalar dışında) kendine ait bir dil geliştirememe sorunu, bunun da ötesinde, ileride orjinal bir dil, tarz gelişebileceğine dair (örn; j-horror gibi) işaretler verememe problemi yaşar. Bunda; korku janrına, Yeşilçam döneminde değer verilmemesi ve Türk Korku Sineması'nın yaratıcılık sorunu, başka bir ifadeyle, günümüze kadar "Drakula İstanbul'da" ve "Karanlık Sular" dışında, korku türünde özgün, güçlü yapımların ortaya çık(a)maması oldukça etkilidir.

Korku türü, Türk Edebiyatı'nda da çok zayıf kalmıştır. Türk Korku Sineması'nın etkisizliği ve büyük ölçüde başarısızlığı, kimileri tarafından, Türk Edebiyatı'nın Korku janrında üretken ol(a)mamasıyla da açıklanmaktadır. Özellikle Cumhuriyet'in ilanından sonra, edebiyatı da kapsayacak biçimde her alanda yürütülen yeniden inşa seferberliği, aydınlanmaya dönük katı pozitivist bakış açısı, irrasyonel kaynaklardan beslenen korku türünün gelişebilmesini büyük ölçüde engellemiştir. Korku, uzun yıllar boyunca edebiyatın ve popüler neşriyatın uzak durduğu bir tür olmuştur. Korku türündeki canlanma, Türk Edebiyatı'nda, Türk Sineması'na benzer şekilde, 2000'li yıllarda olabilmiştir. Hint Sineması'nda, İran Edebiyatı'nda dahi korku türünde birçok örnek varken, ülkemizde Korku janrında, edebiyatta ve sinemada (aslında bunlara müziği de ekleyebiliriz) oldukça az ürün verilmesi ve bu türün ancak 2000'li yıllardan itibaren popüler olabilmesi; Batı Uygarlığı seviyesine ulaşmayı hedefleyen Türkiye için; uluslararası areneda önemli bir kayıptır.


(Kaya Özkaracalar'ın "Geceyarısı Filmleri" kitabından, "Öteki Sinema" sitesinden, internetten ve kendi notlarımdan derlenmiştir)


Türk Korku Sineması örneklerinden biri: "Musallat" izle

26 Mayıs 2010

Steppenwolf


Aslında Steppenwolf, The Sparrows isimli bir Kanadalı rock grubunun devamıdır. John Kay gene solisttir fakat gitarda Michael Monarch vardır. İlk üç albümde bu isim lead gitardadır, ardından Larry Byrom onun yerine geçer, For Laides Only albümüne kadar da o, grubu taşır. Grubun önemli albümleri de, bu iki gitarist zamanında çıkar sonra grup folk-rock ile hard rock arasında gidip gelmeye başlar. Ancak gene de Steppenwolf, solist John Kay, 1975'te gruptan ayrılana kadar popülerliğini sürdürür.

Grubun; söylediğim isimlerin(Michael Monarch-Larry Byrom) olduğu dönemdeki türleri; "Bluesrock" olarak geçmektedir. Ben sadece, -grupla aynı adı taşıyan- ilk albümlerini biliyordum; diğerlerini çok daha sonra dinleme fırsatım oldu. Bir müziksever olarak; genç müzikseverlerin, özellikle yaşı 20'ye varmamış olup da Rock müzik yapmak isteyenlerin, Steppenwolf'u hemen/bir an evvel keşfetmesi gerektiğine inanıyorum.

Steppenwolf'u Steppenwolf yapan albümler:

1968 Steppenwolf
1968 The Second
1969 At Your Birthday Party
1969 Monster
1970 7

"Steppenwolf" dinle

"Steppenwolf" indir

25 Mayıs 2010

Penetrators


The Penetrators grubu Penetrasyon kelimesinden türetilmiş komik isimleriyle, Amerika'nın Georgia eyaletinden hoş bir surf rock grubu. Ennio Morricone'ye çalan tınılarıyla dikkat çeken grup, Kings of the High-Speed Weekend isimli ilk albümünü 96'da kaydetti, bu albümün başarısının ardından, 97'de Hit The Jet Stream With and The Penetrators'ı yapan topluluk, 2002'de Locked and Loaded adlı son albüm çalışmasını piyasaya çıkardı.

Grup, Amerika'da ve İngiltere'de çeşitli müzik festivalleri ve üniversite partilerinde sahne aldı.

"Penetrators" indir/dinle

24 Mayıs 2010

Kısaca JCVD


Aktörü dünya çapında üne kavuşturan filmler, No Retreat No, Surrender(1986),Bloodsport(1988) ve Kickboxer(1989)'dı (bu filmlerin ünlü şarkılarını, aşağıdaki linkten indirebilirsiniz). JCVD, bu filmlerden sonra büyük bütçeli, Universal Soldier (1992),Nowhere to Run (1993),Hard Target (1993),Timecop (1994),Street Fighter (1994),Sudden Death (1995),Maximum Risk (1996),Double Team (1997) filmlerinde boy gösterdi ancak ilk üç film(Universal Soldier,Nowhere to Run,Hard Target) dışındakiler, hem sinema anlamında hem de gişede hayal kırıklığı yaratmıştı.

Ünlü yönetmen John Woo'nun ilk Hollywood deneyimi Hard Target ile kariyerinin sinema anlamında -belki de- en iyi filmini ceken Van Damme, Sudden Death,Maximum Risk,Double Team gibi filmler ve hemen ardından gelen, başarısız yapımlar, Knock Off (1998),Universal Soldier: The Return (1999) ile gözden düştü, ikinci sınıf ve kalitesiz filmlerin oyuncusu olmaya başladı.

2000'li yıllarda The Hard Corps (2006) gibi kötü bir filmle artık sinemayı bırakması gerektiği hakkında görüşler ileri sürülen Van Damme; 2008'de enteresan bir çıkış yaparak, 'kendisini oynadığı' Fransa/Belçika ortak yapımı JCVD (2008) filmini çekti. Bu filmdeki performansıyla, en iyi aktör dalında aday gösterildiği festivaller bile oldu.Bu sürprizden sonra Van Damme, Universal Soldier: Regeneration (2009) ile -bir devam filmi için ilginç sayılabilir(bazı yorumlara göre Universal Soldier: Regeneration, en az ilk Universal Soldier filmi kadar başarılıydı)- bir bilim-kurgu filmine imza attı.

Ünlü aktörün kendisinin yazıp yönettiği romantik- aksiyon filmi "The Eagle Path" ise, 2010 yazında vizyona girecek.

JCVD Filmografi

JCVD Film Müzikleri

"JCVD Film Müzikleri" içinde yer alan şarkılar

(Bloodsport Soundtrack) Paul Hertzog - Paco vs Dux

(Bloodsport Soundtrack) Stan Bush - Figh to Survive

(Bloodsport Soundtrack) Stan Bush - On My Own- Alone

(Kickboxer Soundtrack) Paul Hertzog - Advanced Training

(Kickboxer Soundtrack) Paul Hertzog - The Eagle Lands

(Kickboxer Soundtrack) Stan Bush - Fight for Love

(Kickboxer Soundtrack) Stan Bush - Streets of Siam

(No Retreat, No Surrender Soundtrack) Kevin Chalfant - Hold on to the Vision in Your Eyes

22 Mayıs 2010

Larry Cohen


New York/ABD/1938 doğumlu senarist, yönetmen ve yapımcı. Düşük bütçeli gerilim,korku filmleriyle tanınır. "It's Alive" (1974) filmiyle çıkış yapan Cohen; "God Told Me To" (1976), "It Lives Again "(1978), "Q" (1982), " The Stuff"(1985) filmleriyle yönetmen olarak kariyerinin zirvesini yaşar.

80'lerin sonu, 90'ların başında, "Maniac Cop" serisi ile senarist olarak adından söz ettiren Cohen, sonraki yıllarda, yönetmenliği ve yapımcılığı geri plana itti, senarist olarak çalışmalarını sürdürdü ve üç ünlü filme imza attı: "Uncle Sam" (1997), "Phone Booth" (2002), "Cellular" (2004).

Larry Cohen Filmleri

21 Mayıs 2010

The Music Emporium


USA/California'da 1968'de kurulan The Music Emporium; Casey Cosby(klavye-vokal), Dave Padwin(gitar-vokal), Carolyn Lee(bas gitar-vokal) ve Dora Wahl(davul) isimli üyelerden oluşuyor.The Music Emporium'ın macerası uzun süreli olmuyor, 1970 yılında dağılıyorlar; yalnız, geriye 1969 yılında çıkardıkları, kendileriyle aynı isimde bir albüm bırakıyorlar ki (The Music Emporium), cidden takdire şayan. Gitaristin cool ve kaliteli, bluesrock vari soloları, kilise tarzı klavye ile birleşiyor; bu güzelliğin üzerine 'mistik sözler' ekleniyor ve ortaya tadına doyum olmaz bir albüm çıkıyor.

Grubun müzik hayatı uzun süreli olmasa da, yaptıkları -tek- The Music Emporium albümü, Amerika'nın müzik zenginliğini ve derinliğini göstermesi açısından, başarılı bir örnek.

"The Music Emporium" dinlemek için tıklayın

The Music Emporium- Music Emporium (1969) indirmek için tıklayın

20 Mayıs 2010

Charles Band


Charles Robert Band (1951, California/USA) B film prodüktörü ve yönetmeni Albert Band'in oğludur. Tıpkı babası gibi düşük bütçeli birçok B filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini üslenen Charles Band, ondan farklı olarak, (istisnalar dışında) sadece korku, fantastik türlerindeki yapımlara imza atar ve "oyuncaklı korku filmleriyle" tanınır.

Band, 70'lerin sonu 80'lerin başında Charles Band Productions ismiyle, 80'lerde bir süre Empire Pictures adı altında, 80'lerin sonundan itibaren de Full Moon film şirketini yaratarak çalışmalarını sürdürür. Charles Band adı Full Moon şirketi ile özdeşleşir.

Band yapımcı olarak, 80'lerde; Re-Animator, Ghoulies, Dolls, Puppet Master gibi ünlü projelere imza atmıştır.


Charles Band Filmleri

19 Mayıs 2010

ZZ & Ünlü İsimler









Yukarıdan aşağıya;

İlki: Billy Gibbons(ZZ Top) & Stevie Ray Vaughan

İkincisi: (Soldan sağa) Brian May,Slash,Billy Gibbons(ZZ Top),Jeff Beck,Joe Perry

Üçüncüsü: Jessica Simpson & Billy Gibbons(ZZ Top)

Dördüncüsü: Treat Williams & Billy Gibbons(ZZ Top)

Beşincisi: Kevin Bacon,Kyra Sedgwick & ZZ Top

Altıncısı: (Soldan sağa) Tea Leoni, Billy Gibbons(ZZ Top), Billy Bob Thornton

Yedincisi & sonuncusu: (Soldan sağa) Billy Gibbons(ZZ Top),Nickelback & Kidrock

18 Mayıs 2010

The Tail Gators


Amerika'nın New York eyaletine bağlı Binghamton şehrinde, 90'ların sonunda kurulmuş, The Tail Gators grubu, müziğinde ZZ Top etkileri taşıyan hoş gruplardan biri. Aslında sıradan bir bar grubu olan The Tail Gators; cool, sert ve pis (dirty) :) sesli vokalist/gitarist Gerry Sherwood'un 2007'de hayatını kaybetmesine kadar (Gerald Hart Sherwood) demo,albüm çalışmalarını sürdürdü. Sherwood'un dünyaya veda edişinin ardından grup dağıldı.

Dinlemek & (siteye üyeliğiniz varsa eğer) download için tıklayın

17 Mayıs 2010

Frank Henenlotter


1950 doğum tarihli, Amerikalı yönetmen, senarist ve sinema tarihçisi. Genelde, (doğduğu) New York'ta geçen, korku-komedi tarzında filmler yapmaktadır. Henenlotter, 60'ların, 70'lerin şiddet ve seks yüklü B filmlerinden etkilenmiştir.

İlk filmini 1981 yılında 35 bin dolar gibi düşük bir bütçeyle "Basket Case" adıyla çeken yönetmen, bu filmle büyük başarı kazanır. "Basket Case" kısa zamanda kült statüsüne erişir. Ardından 1988'de "Brain Damage" filmiyle ikinci bir çıkış daha yapan yönetmen, ilk iki filmindeki başarısını, 1990 yapımı "Frankenhooker", "Basket Case 2" ve 1992'deki diğer devam filmi "Basket Case 3: The Progeny" ile yakalayamaz ve on yıldan uzun bir süre sinemaya ara verir.

Henenlotter, "Bad Biology" adlı son filmini, 2008 yılında çekmiştir.

Henenlotter Filmografi

Basket Case (1981)
Brain Damage (1988)
Frankenhooker (1990)
Basket Case 2 (1990)
Basket Case 3: The Progeny (1992)
Son of Psycho (2004)
Lurid Women (2005)
Bad Biology (2008)

"Basket Case" (1981) Trailer izle

16 Mayıs 2010

Vegas Beach


Kanadalı bir Surf Rock grubu Vegas Beach. Üç kişiden(Ricky Las Vegas- Gitar, Wavy Davy-Bas, Jim "The Cat" Garfield-Davul)oluşan grubun tarzının en önemli özelliği, neşeli/eğlenceli olarak bildiğimiz surf müziğin içinde hüzünlü/dark öğelere de yer vermesi.Bu durum, onları gayet ilgi çekici kılıyor.

Grubun etkilendiği müzisyenlerin başında, Los Straitjackets ve The Ventures geliyor.

New Orleans tarzı caz ve güney stili swamp blues esintileri taşıyan şarkılarıyla(Surf Noir) Vegas Beach, bugüne kadar dinlediğim en hoş, aynı zamanda tuhaf Surf Rock gruplarından biri.

Vegas Beach dinlemek için tıklayın

Elvis At The Border, Calling Mr. Floyd
Motown Cowboy*
Summer Nite In Hollywood
Hip Deep
Yucatan
Fat Bob


(* ile işaretli olan parça, grubun en beğendiğim şarkısı)

15 Mayıs 2010

American Blues


Texas/Houston temelli The Moving Sidewalks'tan sonra, Texas/Dallas'tan ZZ Top'ı doğuran asıl grup, The American Blues'a değinmemek olmaz. Basta (ZZ top bas gitaristi olacak) Dusty Hill ve kardeşi gitarist Rocky Hill'in kurucusu oldukları grubun albüm macerası, iki kardeşin davulcu Little Richard Harris ayrılınca yerine (ZZ top davulcusu olacak) Frank Beard'i alıp gruplarının adını değiştirmeleriyle(The Warlocks ismi "American Blues" şeklinde değişir) başlar.

American Blues (Hill kardeşler & Beard üçlüsü) 1968-1969 yıllarında iki albüm yaptı.Ancak üçlü, bu albümlerle ticari başarı sağlayamadı & şöhrete kavuşamadı.Dusty'nin kardeşi gitarist Rocky Hill 1969 yazında gruptan ayrıldı, yerine, aynı senenin Ekim ayında The Moving Sidewalks'tan Billy Gibbons geldi ve yıllarca sürecek bir maceranın ilk adımı da böylece atılmış oldu. American Blues albümleri

14 Mayıs 2010

Texas Boogie


İsveç'in Skellefteå kentinde kurulan bir bluesrock grubu: Texas Boogie. Grup ilk başlarda (80'lerin ortalarında) (1973 tarihli ZZ Top albümünden hareketle) Tres Hombres adıyla kuruluyor ve İsveç'in çeşitli motorsiklet kulüplerinde sahne alıyor.Bu dönemde grup sadece ZZ Top coverları yapıyor. Grup için özellikle, lead gitardaki Sören Fältskytt'in iyi bir isim olduğunu söylemekte fayda var.

2000'li yılların başında, gene ZZ Top tarzında ancak kendilerine ait & farklı besteler yapmaya başlıyorlar & bu dönemde isim değişikliğine giderek, yaptıkları müzik stilini -bir şekilde- yansıtan "Texas Boogie" adını alıyorlar.Aslında "ZZ Top Tribute" şeklinde başlayan maceraları sonradan onlar için, gerçek müzik kariyerine dönüşüyor; ZZseverler olarak, kendilerine başarılar diliyoruz...

Grubun şık parçaları:

Ridin' High
Telephone Man
Backtrackin'
Loud Black Steel Machine
Layin´ On Da Drum
Downfall
Train
Don´t Think I Need It

Dinlemek & (siteye üyeliğiniz varsa eğer) download için tıklayın

13 Mayıs 2010

The Moving Sidewalks

ZZ Top gitaristi Billy Gibbons'ın 60'lardaki ünlü grubu The Moving Sidewalks(1967-1969), Jimi Hendrix'in Amerika'nın Texas eyaletinde verdiği konserlerde, Hendrix ile aynı sahneyi paylaşmıştır.

Döneminde popüler olan grubun "Flash" isimli 1968 tarihli bir albümü bulunmaktadır.

Grup, Billy Gibbons'ın gitar performansını göstermesi açısından önemlidir ( Jimi Hendrix, Billy Gibbons'ı beğendiğini ve Moving Sidewalks'un da Amerika'nın en iyi garaj-rock grubu olduğunu söylemiştir). Özetle; müzik severler için, The Moving Sidewalks; 60'ların dikkat edilmesi gereken gruplarından biridir.

The Moving Sidewalks-"Pluto-Sept 31st"

12 Mayıs 2010

Los Straitjackets


Gitarist Eddie Angel'ın (Eddie Angel için) uzun süredir üyesi olduğu, Amerikalı ünlü bir Surf Rock grubu: Los Straitjackets.

80'lerin sonunda kurulan, 90'larda Los Straitjackets adını alan grup, ilk albümü "The Utterly Fantastic and Totally Unbelievable Sound of Los Straitjackets" ı 1994 yılında çıkardı. Albüm ile Amerika'da müzik festivallerinde boy göstermeye başlayan grup, ticari başarıya ve şöhrete "¡Viva! Los Straitjackets" (1996) ve "The Velvet Touch of Los Straitjackets" (1999) albümlerinden sonra ulaşabildi.


Los Straitjackets- "Tempest" izle


Los Straitjackets dinlemek için tıklayın

11 Mayıs 2010

Spaghetti Surf


Ennio Morricone, Bruno Nicolai gibi; 'Spaghetti Western filmlere eserler bestelemiş büyük isimler' tarafından ortaya konan Surf müzik tarzı. İlk başlarda Spaghetti Surf (veya Spaghetti Western Surf) olarak adlandırılmadı fakat The Ventures başta olmak üzere, 60'ların Surf Rock grupları, filmlerin ezgilerini coverladılar, aynı tarzda instrumental şarkılar bestelediler, böylece tür tam olarak ortaya çıkmış oldu. 60'ların sonundan itibaren başlayan bu tarz, günümüzde özellikle Amerika'da ilgiyle karşılanıyor.

For A Few Guitars More

10 Mayıs 2010

Türk Sineması vs Surf Müzik


Aslında yapılışı basit gibi görünmesine rağmen, şarkıların her biri, aşağı yukarı bir saatimi aldı (sesten kaynaklanan sorunlardan..vs): Türk Sineması replikleri...vb ile Surf Rock şarkılarını birleştirdim.Bu konu üzerinde daha özenli çalışılsa veya iyi programlar kullanılsa, eğlenceli, aynı zamanda çok iyi şeylerin ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Bazı hataları olsa da, bunlar da çok kötü değil gerçi, 'çerez olarak dinlenebilir' ancak ben şimdilik,sadece, böyle bir şeyi denemiş olayım diyorum.

"Türk Sineması vs Surf Müzik"
Saçmalamaa!
Sen Hangi Şarkıyı Söylüyorsun?
Kemal Surf, Müzisyen Çocuklar & Cüneyt'ten Bir Aferin


(Kullanılan şarkılar & filmler: The Moon-Rays-Little Green Men, Los Straitjackets-Kawanga!,?,Dünyayı Kurtaran Adam,İyi Aile Çocuğu,Yıkılmayan Adam,Kunt Tulgar's The Return of Superman,Metin Erksan'ın Şeytan)

9 Mayıs 2010

Foghat


Savoy Brown'dan ayrılan gitarist Lonesome Dave-Dave Peverett'in kurduğu Foghat kendisiyle aynı isimde olan ilk albümünü 1972'de çıkardı. Albümde yer alan Muddy Waters coverı "I Just Want to Make Love to You" şarkısıyla çıkış yapan grup; sırasıyla Foghat, Rock'n & Roll, Energized, Rock and Roll Outlaws, Fool For The City, Night Shift, Stone Blue, Boogie Motel, Tight Shoes, Girls to Chat & Boys to Bounce, In the Mood for Something Rude, Zig-Zag Walk albümlerini çıkardı; 1984'te dağılan grup, 1994'te "Return of the Boogie Men" albümüyle -eski kadrosuyla- dönüş yaptı. Bu albüm sonrasında; eski şarkılarının farklı coverlarıyla albümler yapan Foghat, Lonesome Dave-Dave Peverett'in 2000 yılında kanserden hayatını kaybetmesi ve bir başka önemli isim, -lead gitar- Rod Price'ın kalp krizinden ölmesiyle, önemini yitirdi.

Grubun önemli albümleri:

Foghat (1972)
Foghat, Rock'n & Roll (1973)
Energized (1974)
Rock and Roll Outlaws (1974)
Fool for the City (1975)
Night Shift (1976)
Stone Blue (1978)
Return of the Boogie Men (1994)

Foghat dinlemek için tıklayın

8 Mayıs 2010

Cannon Movies


The Cannon Group Inc. ya da Cannon Films, 80'lerin ünlü film şirketlerinden biri. Türkiye 80'lerde 12 Eylül darbesinin getirdiği ağır ekonomik koşulların etkisiyle, tam anlamıyla bir film krizi yaşarken (filmlerin çoğu bir iki sene gecikmeli geliyor o dönem ya da ülkemize hiç uğramıyor) dağıtımını üstlendiği filmler genelde ikinci sınıf kategorisinde değerlendirilse de Cannon imdada yetişmiş, ülkemize birçok filmi servis etmiş ve o döneme (dünyada da) damgasını vurmayı başarmış bir film şirketidir.


Menahem Golan-Yoram Globus adlı Yahudi asıllı iki prodüktörün sahibi olduğu, ilk filmlerini oldukça düşük bütçelerle 70'lerde çekmeye başlayan Cannon Films şirketi; 90'ların başında; filmlerinin 'üstüste yeterli hasılatlar getirememesi' sonucu, iflas etmiş ve sinema sektöründen çekilmek zorunda kalmıştır.


Cannon, dönemin video marketlerinde ve sinemalarında -Türkiye'de de yurtdışında da- sinema severlerin ilgisini çeken birçok filme imza atmıştır. Ünlü yönetmen Quentin Tarantino da bu şirket filmlerinin fanlarından biridir.


'Cannon Films' hakkında


Tüm Cannon filmleri


CANNON MOVIES


THE GODSEND (1980)

NEW YEAR'S EVIL (1981)

REVENGE OF THE NINJA (1983)

KING SOLOMON'S MINES (1985)

FOOL FOR LOVE (1985)

LIFEFORCE (1985)

THE NAKED CAGE (1986)

THE TEXAS CHAINSAW MASSACRE 2 (1986)

AMERICA 3000 (1986)

LINK (1986)

COBRA (1986)

OVER THE TOP (1987)

HANSEL AND GRETEL (1987)

MASTERS OF THE UNIVERSE (HE-MAN) (1987)

THE BARBARIANS (1987)

FREEDOM FIGHTERS (1988)

HERO AND THE TERROR (1988)

PLATOON LEADER (1988)

BLOODSPORT (1988)

KICKBOXER (1989)

CYBORG (1989)

LAMBADA (1990)


Cannon Seri Filmleri

DEATH WISH II (1982)

DEATH WISH III (1985)

DEATH WISH IV (1987)

MISSING IN ACTION (1984)

MISSING IN ACTION II (1985)

MISSING IN ACTION III (1988)

AMERICAN NINJA (AMERICAN WARRIOR) (1985)

AMERICAN NINJA II (1987)

AMERICAN NINJA III (1989)

THE DELTA FORCE (1986)

DELTA FORCE II (1990)

7 Mayıs 2010

New World Pictures


Fikir babası ünlü B film prodüktörü aynı zamanda yönetmeni Roger Corman olan, onun tarafından 1970'te kurulan bağımsız bir film şirketidir. Genelde korku, komedi, erotik-macera türlerinde düşük bütçeli filmler yapan şirket, 1970-1983 yılları arasında çoğunlukla Corman'ın filmleriyle tanınır. 1983 yılında Harry Evans Sloan tarafından satın alınmasıyla yoluna devam eden New World Pictures, 1983-1989 yılları arasında 80'lerin bilinen, kült birçok filmine imza atar.


1983 yılının ikinci yarısı ile 1987'nin ilk yarısını kapsayan dönemde, girişimci ruhlu Harry E. Sloan'ın etkisiyle New World Pictures yapımlarının sayısı artarken, filmlerin ticari başarısıyla şirketin kazancı da yükselir ve NWP, Amerika'nın "bağımsız en büyük film şirketi ve dağıtımcısı" olur. New World Pictures bu dönemde, büyük bütçeli olmayan filmlerinin dağıtımını dünya geneline yaymaya başlamasıyla da, film yapımcılığında olduğu kadar film dağıtımcılığında da şöhretini arttırır.


New World Pictures filmlerinin kalitesi, Sloan zamanında Corman dönemine kıyasla genel olarak biraz daha artmış olsa da, ticari başarı 1987 yılının ikinci yarısına kadar sürer. Şirket o tarihten itibaren yapımını, dağıtımını üstlendiği ellinin üzerindeki filmden çok azı dışında(Örn;Hellraiser 1-2), gişede büyük zarara uğrar. New World Pictures, 1989'da çok kötü bir hasılat getiren (bence kötü bir film olmayan) The Punisher ile iflasını açıklar ve aynı sene içinde Harry E. Sloan tarafından başkasına satılır. Şirket, sonraki yıllarda pek varlık gösteremeyerek 1994 yılında sinema sektöründen tamamen çekilir.


New World Pictures



Roger Corman dönemi (1970-1983) bazı filmleri:


The Big Bird Cage (1972)

The Student Teachers (1973)

Death Race 2000 (1975)


Piranha (1978)

Shogun Assassin (1980)

Humanoids From The Deep (1981)



Harry E. Sloan dönemi (1983-1989) bazı filmleri:


C.H.U.D (1984)

Children of Corn (1984)

Godzilla 1985 (1985)

The Stuff (1985)

Joey/Making Contact (1985)

House (1986)

No Retreat, No Surrender (1986)

Vamp (1986)

Mountaintop Motel Massacre (1986)

Hellraiser (1987)

Flowers in the Attic (1987)

Creepshow 2 (1987)

Return to Horror High (1987)

Dead Heat (1988)

Ghost Town (1988)

The Punisher (1989)

Slide Gitarın Kralı: Texas Jake


Texas'ın 'bugün' çıkardığı en büyük gitaristlerden biri. Şöhreti Texas eyaletiyle sınırlı fakat internette dünyanın her yerinden fanları var. Abimiz, yürekten çaldığı gitarıyla, etkileyici ve güçlü sololarıyla dikkat çekiyor. Texas Jake, Texas Blues'un güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Jake'in vokalinin de fena olmadığını söyleyebiliriz ancak gitarist yönü, solistliğinden çok daha üstün. Fakat bir sorunu var, bu Texaslı güzel abimizin; şarkılarının ses kalitesi çok iyi değil; albümlerini dışarıdan sipariş etme imkanım ol(a)madı, bu yüzden orjinal cdlerinde de bu problem var mıdır, bilemiyorum fakat internetten bulabildiğim kayıtlarında, genel durum böyleydi. Ancak her güzelin bir kusuru vardır diyerek, Texas Jake Lee'nin önünde saygıyla eğiliyoruz...

Sky High Band (Clas Yngström & Sky High)


Sky High Band gitaristi Clas Yngström, Avrupa'nın en iyi gitaristleri arasında gösterilmektedir. Grup için 'Kuzey Avrupa'nın Blues müzikte yüz akı' yorumları yapılmaktadır.

İsveçli grubun bluesrock,blues, hard rock türünde çalışmaları var.

Sky High tarz olarak Jimi Hendrix'i, ZZ Top'ı andırıyor fakat 'onun için', "her iki isme göre biraz daha sert" denebilir. Grubun ilk albümü 80'lerin başında piyasaya çıkıyor + toplulukla aynı adı taşıyor: Sky High. Sky High Band'in ülkemizde blues müzikte bir şeyler yapmak isteyenlere, ilham kaynağı olabilmesi ümidiyle...

Diskografi:

Sky High
Still Rockin
Freezin´ Hot
Humanizer
Have Guitar, Will Travel
Safe sex
Fuzzface
Fat Guitar
Sky Highlights
Purple Haze
Bluester
Freedom
On The Cover/25 Years Of Madness
Soul Survivor

"Clas Yngström & Sky High - Autumn City Nights" dinle

ZZ Top Resimleri










Yukarıdan aşağıya
;

İlki: ZZ Top 1970

İkincisi: Jimi Hendrix & Billy Gibbons (Ortadaki beyazlı-Moving Sidewalks dönemi) 1968

Üçüncüsü:ZZ Top & bir arkadaşı 1974

Dördüncüsü: ZZ Top sahne 1971

Beşincisi: ZZ Top sahne 1975

Altıncısı: ZZ Top 80'ler -Eliminator-

Yedincisi & sonuncusu: ZZ Top 2000'ler -Bugün-

ZZ Top

Texas'ın dünya müziğine kazandırmış olduğu önemli isimlerden biri, ZZ Top'ın müzik kökleri, -onlar en popüler zamanlarını 80'lerde yaşamış olsalar da- aslında 60'lara kadar gider. Gitarist Billy Gibbons; 60'lardaki ünlü grubu "The Moving Sidewalks" ile Jimi Hendrix'in Texas konserlerinde, Hendrix ile aynı sahneyi paylaşır. Döneminde popüler olan Moving Sidewalks'un "Flash" isimli 1968 tarihli bir albümü vardır ve grup, Billy Gibbons'ın gitar performansını göstermesi açısından oldukça önemlidir (Jimi Hendrix, en beğendiği gitaristin Billy Gibbons olduğunu, Moving Sidewalks'un da Amerika'nın en iyi garaj-rock grubu olduğunu söylemiştir). Texas/Houston temelli The Moving Sidewalks'tan sonra, ZZ Top'ı doğuran, Texas/Dallas'tan "The American Blues" isimli gruptur. Basta (ZZ Top bas gitaristi olacak) Dusty Hill ve kardeşi gitarist Rocky Hill'in kurucusu oldukları grubun albüm macerası, iki kardeşin davulcu Little Richard Harris ayrılınca yerine (ZZ Top davulcusu olacak) Frank Beard'i alıp adını değiştirmeleriyle (The Warlocks ismi "American Blues" şeklinde değişir) başlar. American Blues (Hill kardeşler & Beard üçlüsü) 1968-1969 yıllarında iki albüm yapar ("American Blues Is Here" ve “Do Their Thing”). Ancak üçlü, bu albümlerle ticari başarı sağlayamaz ve grup dağılır: Dusty'nin kardeşi gitarist Rocky Hill (1946-2009) 1969 yazında gruptan ayrılır, yerine aynı senenin sonbaharında The Moving Sidewalks'tan Billy Gibbons gelir ve yıllarca sürecek bir maceranın ilk adımı da böylece atılır. 1969’un Ekim ayının Halloween gecesi, American Blues grubundan Dusty Hill ve Frank Beard, The Moving Sidewalks grubundan Billy Gibbons -ileride grubun menajeri olacak olan- Bill Ham’in verdiği partide buluşurlar ve sağlam bir Bluesrock grubu kurmanın ilk temellerini atarlar. Üçlü, -Billy Gibbons'in tavsiyesiyle- Blues müzisyeni ZZ Hill'den ‘ZZ’ ismini, bir başka Blues sanatçısı B.B. King'ten King'ini çağrıştıran ‘Top’ ismini alır, ardından “ZZ Top” adında karar kılar. Bu ada karar vermelerindeki diğer nedenler, Zig Zag and Top (o dönem ünlü olan bir sigara paketi) ve müzik ansiklopedilerinin sonundaki yerlerini kesinleştirmek istemeleridir (Billy Gibbons aynı senede Frank Beard ve Dusty Hill ile müzikal beraberliğe karar vermeden önce, farklı grup elemanlarıyla ZZ Top adı altında "Salt Lick" singleını çıkarır). Billy Gibbons, Dusty Hill ve Frank Beard üçlüsü, Texas eyaleti çapında birkaç konserden sonra 1970'te Bill Ham prodüktörlüğünde “ZZ Top's First Album” adlı ilk albüm çalışmasını yapar. Brown Sugar, Just Got Back from Baby's, Backdoor Love Affair albümün öne çıkan şarkıları olur. Bu albümü 1972'deki “Rio Grande Mud” izler. Just Got Paid, Ko Ko Blue, Apologies to Pearly, Bar-B-Q teknik anlamda grubun hiç de yabana atılmayacak güzel şarkılarıdır. Ancak üçlü –her nasılsa- vasat bir rock çalışması Francine ile tanınma şansı bulur. Bu zaman zarfında John Mayall'ın ve Rolling Stones’un Amerika konserlerinde alt grup olarak sahne alırlar. ZZ Top 1973’te İspanyolca “üç adam” anlamındaki “Tres Hombres” albümünü çıkarır. Albümdeki La Grange şarkısıyla, ABD çapında şöhrete kavuşur. Albüm, tüm zamanların en iyi albümlerinden biri olmakla birlikte, gruba ilk altın plak ödülünü getirir. 1975’te grubun konser ve stüdyo kayıtlarının karmasından oluşan “Fandango” albümü çıkar ve grup albümdeki "Tush" ve "Blue Jean Blues" parçalarıyla dünya çapında şöhrete kavuşur. Üçlü, albümden sonra “Worldwide Texas Tour” isimli, gideri on milyon doları aşan Avrupa’dan Avustralya’ya dek uzanan büyük bir konser turuna çıkar. ZZ Top, Fandango albümünün ardından 1977’de “Tejas” ve 1979’da “Degüello” albümleriyle ‘artık kendine ait bir fan kitlesi yaratma'yı başarmıştır ve sevenleri tarafından dünya genelinde, 'That Little Old Band From Texas' olarak anılmaya başlar. 1981’de deneysel denebilir, rock ve bluesrock albümü “El Loco”, grubun 1983'teki, en ünlü albümü “Eliminator” a bir tür geçiş aşaması olur. ZZ Top, Eliminator albümüyle -ticari anlamda- büyük çıkış yaparak bu albümle Amerika’da müzik listelerine dokuzuncu sıradan girer, ilk defa Platin plak ve ikinci kez altın plak ödülünü kazanır. Ondan hemen iki yıl sonra gelen "Afterburner" ise sadece Amerika’da üç milyon satarak, grubun zaten Eliminator ile dünya çapında artan şöhretini deyim yerindeyse tam olarak ikiye katlar. Bu albümden sonra “artık kalitesi ve ticari başarısı tartışılmaz bir müzik grubu” ve klipleri Mtv tarafından sürekli gösterilen “80’lerin krallarından biri” olurlar. ZZ Top, Afterburner’dan sonra beş yıl kadar suskun kalır, bu arada dünya çapında çeşitli konser organizasyonlarında yer alırlar. 1990’da çıkan "Recycler" albümüyle suskunluğunu bozan grup, "My Head's in Mississippi" şarkısıyla müzik listelerinde birinci sıraya kadar yükselir. ZZ Top, -dünya genelinde albüm satışları düşse de- Amerika’daki iyi satış grafiğini, dört yıl sonraki "Antenna" albüm çalışmasıyla ve 1996’daki “Rhythmeen” ile sürdürür. 2003’te çıkardıkları “Mescalero” albümü grubun tüm albümleri içinde “müzikal performansı ve satışı en düşük” albümü olur. Bas gitarist Dusty Hill, Hepatit C rahatsızlığına yakalandıktan sonra bir süre albüm ve konser çalışmalarına ara veren üçlü, yıllarca beraber çalıştıkları prodüktör Bill Ham ile yollarını ayırarak Slayer, System of a Down, Red Hot Chili Peppers gibi isimlerle çalışan ünlü prodüktör Rick Rubin ile anlaşır ve 2012'nin haziranında yeni epsi "Texicali" yi, aynı senenin eylül ayında da otoritelerin övgüyle karşıladığı en son albümleri "La Futura" yı çıkarırlar. ZZ Top, üyelerinde hiçbir değişiklik olmadan 1969 sonlarından bugüne kadar varlığını sürdürmekle beraber, 2004'te Rock and Roll Hall of Fame'e girerek 'ölümsüzler' arasına katılmıştır. ZZ Top albümleri

6 Mayıs 2010

Savoy Brown


"Savoy Brown", gitarist Kim Simmonds(Kim Maiden Simmonds) tarafından 1965'te, Londra'da kuruldu. Gruptaki diğer isimler, vokalde Bryce Portius, ritm gitarda Martin Stone, basta Ray Chappell, klavyede Bob Hall, davulda Leo Manning'ti.


Grup ilk başlarda barlarda sahne alıp Blues coverları yapıyordu. Bir süre sonra, Savoy Brown, özellikle gitarist Kim Simmonds ile dikkat çekti. Genç yaştaki-18yr- Simmonds; Muddy Waters, Freddie King vari güçlü sololarıyla grubu taşıyan isimdi.


Savoy Brown, 1967'de "Shake Down" isimli ilk albümünü çıkardı. "Ain't Superstitious", "Rock Me Baby", "Little Girl" şarkıları başta olmak üzere, albümün tamamı (Martin Stone'un "The Doormouse Rides The Rails" dışında) Blues coverlarından oluşuyordu. Albüm çıktıktan sonra Savoy Brown, aynı tarihte, Cream'in ilk Londra konserinde sahne aldı. Savoy Brown elemanlarının birlikteliği uzun sürmedi; gitarist Kim Simmonds ile klavyeci Bob Hall dışındaki diğer üyeler gruptan ayrıldı.


1968'de gruba, 'ileride Britanya'nın en iyi Blues vokalistlerinden biri olarak gösterilecek' Chris Youlden ile birlikte, davulcu Roger Earl ve bas gitarist Rivers Jobe katıldı. Amerika'da Blues kulüplerinde sahne alan 'Lonesome Dave' lakaplı Dave Peverett de, ritm gitarist olarak aynı tarihte gruba katılan bir başka isimdi. Otoriteler tarafından 'başarılı bir albüm' olarak değerlendirilen "Getting to the Point", bu tarihte yayınlandı. Bu albüm aynı zamanda Savoy Brown'u geniş kitlelere tanıtan ilk albüm oldu. Albümden sonra basçı Rivers Jobe gruptan ayrıldı, yerine Tony Stevens gruba katıldı.


Savoy Brown, 1969'da, 'müzikal anlamda oldukça kaliteli' üç büyük albüm piyasaya çıkardı: "Blue Matter", "A Step Further", "Raw Sienna". Bu üç çalışma, gruba özellikle Amerika'da büyük ticari kazanç ve ün getirdi.


1970'de vokalist Chris Youlden gruptan ayrıldı, 'Lonesome Dave' vokale geçti ve grubun altıncı albümü "Lookin' In" yayınlandı.


Savoy Brown'un -'efsanevi' olarak değerlendirilen- bu kadrosu(1968-1970); 'Lonesome' Dave'in, basçı Tony Stevens'ı ve davulcu Roger Earl'ü de yanına alarak Foghat'ı (Foghat için) kurmak için gruptan ayrılmasıyla dağıldı.


Lonesome Dave'in yerini 1971'de Paul Raymond aldı.Vokalist -daha sonra Black Sabbath ile de çalışacak olan- Dave Walker oldu.Davula Dave Bidwell, basa Andy Sylvester geçti. Savoy Brown, yeni kadrosuyla üç albüm yaptı: "Street Corner Talking", "Hellbound Train", "Lion's Share". Müzikal anlamda önceki kadar güçlü olmasa da, Savoy Brown; bu dönemde "Hellbound Train","Tell Mama","Street Corner Talking" parçalarıyla Amerika'da müzik listelerinde üst sıralarda yer aldı.


Grubun 'popüler' bu son kadrosu da, önce Dave Walker'ın; ardından Paul Raymond'ın ("Jack The Toad" albümünün yayınlanmasından sonra) ayrılmasıyla dağıldı (1973) ve lead gitardaki büyük isim Kim Simmonds dışında, Savoy Brown üyeleri günümüze kadar sürekli değişkenlik gösterdi.


Paul Raymond, 1975'te gruba yeniden katıldı, Savoy Brown bu tarihte "Wire Fire" albümünü, bir yıl sonra da "Skin Bone"u çıkarttı. Raymond, albüm yayınlandıktan bir yıl sonra gruptan ayrıldı. Raymond'ın ayrılışının ardından, Kim Simmonds,Ian Ellis(bas),Tom Farnell(davul) üçlüsü "Savage Return" albümünü çıkarttı(1978).


Vokalist Dave Walker, 1988'de, gruba dönüş yaptı, aynı tarihte "Make Me Sweat" albümü piyasaya çıktı, "Kings of Boogie"nin kayıtları tamamlandı. Grup 1989'da Amerika'da konser turuna çıktı. 1990'da, konser kayıtlarından oluşan "Live and Kickin' " albümü yayınlandı.


Dave Walker, 1991'de gruptan ayrıldı, yerine aynı zamanda harmonikacı da olan Pete McMahon geldi, grup, "Let it Ride" albümünü çıkardı(1992).


'Lonesome Dave'-Dave Peverett, Savoy Brown'un 'Bring It Home' albümünde, Pete McMahon ile birlikte vokalist olarak yer aldı(1994).


Savoy Brown, "The Blues Keep Me Holding On" albümünde ünlü gitarist Duke Robillard ile birlikte çalıştı(1999).


'Lonesome Dave'-Dave Peverett, kanserden hayatını kaybetti(2000).


Savoy Brown'un piyasaya çıkan son albümü, "Steel" oldu(2007).


Grubun önemli üyeleri:

Kim Simmonds(Gitar),Chris Youlden (Vokal),'Lonesome Dave'- Dave Peverett(Gitar), Dave Walker(Vokal)


Grubun önemli albümleri:

Getting to the Point – 1968
Blue Matter – 1969
A Step Further – 1969
Raw Sienna – 1969
Looking In – 1970
Street Corner Talking – 1971
Hellbound Train – 1972
Lion's Share – 1973
Kings Of Boogie – 1989
The Blues Keep Me Holding On - 1999


Grubun hit şarkıları:

-Train To Nowhere

-A Hard Way To Go

-That Same Feelin'

-A Little More Wine

-When I Was A Young Boy

-Poor Girl

-Money Can't Save Your Soul

-Tell Mama

-Street Corner Talking

-Hellbound Train


Savoy Brown Discography

Shake Down – 1967
Getting to the Point – 1968
Blue Matter – 1969
A Step Further – 1969
Raw Sienna – 1969
Looking In – 1970
Street Corner Talking – 1971
Hellbound Train – 1972
Lion's Share – 1973
Jack The Toad – 1973
Boogie Brothers – 1974
Wire Fire – 1975
Skin 'n' Bone – 1976
Savage Return – 1978
Rock 'n' Roll Warriors – 1981
Greatest Hits - Live In Concert – 1981
Just Live – 1981
Live In Central Park – 1985
Slow Train – 1986 -
Make Me Sweat – 1988
Kings Of Boogie – 1988/89
Live And Kickin' – 1990
Let It Ride – 1992
Bring It Home – 1994
The Bottom Line Encore Collection (live) – 1999
The Blues Keep Me Holding On – 1999
Strange Dreams – 2003
You Should Have Been There – 2005
Steel - 2007


Savoy Brown hakkında daha önce duymadıysanız eğer: http://www.savoybrown.com/Promos/facts.htm


Savoy Brown dinlemek için tıklayın