Social Icons

Pages

28 Ağustos 2010

Muzzy Bluezzy Altın Filmler

Bu başlık altında, pek değer verilmeyen ancak beğenimi kazanmış bazı filmler var. Filmlerin 'sadece otoritelerin veya eleştirmenlerin beğenisine göre' değerlendirilmesi, bana itici geliyor. Tabii ki kötü filmler vardır ancak onların da içinde yaşadığımız zıtlıklar aleminde olması gerekmektedir. Bu açıdan, iyi-kötü demeden önce, 'film' diyenlerdenim.


The Witches



Dead Heat



Hansel & Gretel



Maniac Cop I & II



Demons



The Monster Squad



Amityville 2



Jacob's Ladder



Breakdown



Shocker



Tango & Cash



Missing in Action I & II



Lock Up



Jeepers Creepers



The Arrival



Blow Out



Duel



Lionheart



From Dusk Till Dawn

27 Ağustos 2010

Acılı Kek Tarifi


Alice Cooper adını, ilk defa, bundan on sene önce, Selçuk Üniversitesi'nde okurken, bir kız arkadaşım sayesinde duymuştum. Hatta Vincent Damon Furnier'ın çok eski bir müzisyen olduğunu bilmeyerek, -cahil cesaretiyle- biraz da küçümseyerek yaklaşmıştım, Alice Cooper'a... Fakat aradan zaman geçti, bir gün Bursa'daki mp3 satıcılarının birinde,(şans eseri), Alice Cooper'ın 2000 yılına kadar olan albümlerini (tek cd formatında) buldum. Cd kapağında, Cooper'ın ilk albümünün 1971'de çıktığını görünce de, şaşırmış, hemen o Cooper cdsini satın almıştım (korsan ama napalım, burası Türkiye). Alice Cooper'da beni çeken bir şeyler olduğunu, ilk o mp3 cdsini dinlediğim zaman farkettim ve açık konuşmam gerekirse; Alice Cooper'ın 1968-1975 arası döneminin hayranı olduğumu belirtmeliyim. İyi bir müzik severin, kesinlikle, Alice Cooper'da değişik tatlar bulacağına inananlardanım.

"Lay Down And Die, Goodbye", sanatçının ilk çalışmalarından biri olduğu gibi (1968), şu ana kadar dinlediğim en karanlık sözlere sahip parça olmasına rağmen, en sevdiğim şarkılar arasındadır. Parçanın iki ayrı versiyonu vardır. Aslında bu şarkı için, "Blues değil ama Alice Cooper" denebilir (hatta başlık için de, ilk bunu düşündüm ancak 'Acılı Kek Tarifi' daha vurucu geldiğinden, onu tercih ettim). 'Blues değil ama Alice Cooper' meselesini biraz açarsak; bir sanat eseri düşünün ki, yaratılışa/varoluşa başkaldırıyor olsun; bu, bluesda bile nadir görülür, hissedilirken, Alice Cooper bunu, güzel, içtenlikle ve açık şekilde dile getirmiş, üstün/usta bir müzisyendir:

"Well, I've written home to mother,
The ink ran from my tears,
I said "Momma, momma, oh please,
Tell me, why you've brought me here..."


Lay Down And Die, Goodbye

Well I pray in my final hour
For the people who yet must die
For the liars and the robbers
And the cheating crimes
Who tortured the deadly times

Well I've written home to mother
The ink ran from my tears
I said "Momma, momma, oh please.
Tell me why you've brought me here"

Well I'll hang on another minute
But really I have to know
If you ever want to see me again
You know what you can do

Well I've written home to mother
The ink ran from my tears
I said "Momma, momma, oh please.
Tell me why you've brought me here"


Diğer versiyonu için (1970):

"You are the only censor.
If you don’t like what I say,
You have a choice.
You can turn me off.

Well, I’ve written home to mother
The ink ran from my tears
I said “Momma, momma please
Tell me, why you brought me here"



Keyifli dinlemeler... ;)

25 Ağustos 2010

The Groundhogs


Grup, adını John Lee Hooker'ın "Groundhog Blues" şarkısından alıyor. Lead gitarist Tony McPhee'nin kuruculuğunu ve liderliğini üstlendiği grup, Britanya'nın ilk bluesrock gruplarından (belki de ilk) biri olma özelliği taşıyor. Bunun yanında grubun, John Lee Hooker, Jimmy Reed, Little Walter gibi ünlü bluescularla sahne almışlığı da var. Ülkemizde ne yazık ki, tanınmayan, bilinmeyen, ünlü The Groundhogs, kırk küsür senedir müzik yapıyor...

'The Groundhogs' dinlemek için tıklayın

21 Ağustos 2010

James Woods


Oyunculuk kariyeri 1969'da Broadway Tiyatrosu'nda başladı. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra dizilerde ve birkaç televizyon filminde rol alan Woods, 1975'teki Night Moves ile gerçek anlamda ilk sinema filmini çekti. 1979'daki The Onion Field yapımıyla dikkat çeken Woods, 1983'te Videodrome ve 1984'te Once Upon a Time in America filmleriyle üne kavuştu. 1985'te Cat's Eye ve Joshua Then and Now, 1986'da Salvador, 1989'da da True Believer, aktörün ününü pekiştiren diğer filmler oldu. James Woods, 1987'de, yılın erkek oyuncusu dalında Golden Apple ödülü kazandı.

90'ların başında, Quentin Tarantino, Woods'a Reservoir Dogs'ta oynaması için, menajeri aracılığyla teklif götürdü. Ancak menajeri, Woods'a teklifi iletmeden geri çevirdi. Woods, bu talihsizliği öğrendikten sonra, hemen menajerinin işine son verdi.

90'larda Woods, Ghosts of Mississippi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oscar adayı olurken, Carpenter'ın Vampires filmiyle de, en iyi erkek oyuncu dalında Saturn ödülü kazandı. 2000'lerde, tv filmleri ve dizileri dışında James Woods, önceki yıllara nazaran fazla varlık gösteremedi.

James Woods, Hollywood Sineması'nın sıradışı aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

James Woods filmleri

19 Ağustos 2010

Kurt Russell


Kurt Russell, sinemaya, aktör babası Bing Russell'ın yönlendirmesiyle, küçük yaşlarda Walt Disney filmleri ile başladı. Walt Disney, Russell'ın kamera önündeki yeteneğini farketti ve onunla, on senelik kontrat imzaladı. Russell, Walt Disney için çekmiş olduğu filmlerle, genç yaşlarda şöhreti yakaladı. Walt Disney sonrası, televizyon filmleri ile yoluna devam eden Russell, gene bir tv yapımı (John Carpenter imzalı) Elvis (1979) filmiyle adından söz ettirdi. Carpenter-Russell ikilisi, sırasıyla, Escape from New York (1981), The Thing (1982) Big Trouble in Little China (1986) filmlerinde de birlikte çalıştılar ve bu filmlerle Kurt Russell, dünya çapında ün sahibi oldu.

Kurt Russell, 1989'da Sylvester Stallone ile başrollerini paylaştığı, eğlenceli, aksiyon filmi Tango and Cash , 1992'de Unlawful Entry, 1993'te Tombstone, 1994'te Stargate, 1996'da Executive Decision ve 1997'de Breakdown ile şöhretini sürdürdü.

Ünlü aktör, 2000'lerde, istisnalar hariç -önceki yıllara kıyasla- pek varlık gösteremedi.

Kurt Russell, Hollywood Sineması'nın tecrübeli, yetenekli, hak ettiği değeri görememiş aktörlerinden biridir.

Kurt Russell filmleri

18 Ağustos 2010

Charles Bronson


Sinemanın efsane sert adamı Charles Bronson, 1921 yılında Litvanyalı göçmen bir ailenin oğlu olarak ABD'nin Pensilvanya eyaletinde dünyaya geldi. 2. Dünya savaşı'nda ABD saflarında çarpışan Bronson, sinemaya, savaş dönüşünde kaydolduğu Kaliforniya'daki Pasadena Sahnesi'nde başladı. Burada öğretmenlerinin dikkatini çeken Bronson, 1950'de, 'Fireside Theatre' isimli Tv dizisinin bir bölümünde oynadı. Bu, onun kamera önündeki ilk deneyimiydi. Hemen ardından 1951'de ilk sinema filmi You're in the Navy Now'da ufak bir rol aldı.

1953'te House of Wax, 1955'te Target Zero, 1957'de Run of the Arrow, 1960'da The Magnificent Seven, Charles Bronson'ın rol aldığı önemli filmler oldular. Ancak aktörün üne kavuşması ve yükselişi 60'ların ikinci yarısında oldu. 1967'de The Dirty Dozen, 1968 yılında, Fransız yapımı Farewell, Friend ve bir Sergio Leone klasiği Once Upon a Time in the West ile ünlenen Charles Bronson, artık başrollerde görünmeye başlayacaktı.

1970'de Lola, Rider on the Rain ve The Family, 1971'de Someone Behind the Door, 1972'de The Mechanic, 1974'te Mr. Majestyk, 1975'te Breakout aktörün ününü pekiştiren iyi filmler oldular. Ancak Charles Bronson dünya çapında üne, 1974'te başlayan ve 1988'e kadar süren hasılat rekortmeni Death Wish serisi ile kavuştu. Öncesinde de tanınan bilinen aktör, bu film serisi ile sinemanın önde gelen aksiyon starlarından ve 'sert adam'larından biri oldu.

Charles Bronson 90'larda televizyon filmlerinde ve dizilerinde rol alarak yaşamını sürdürdü ancak 80'lere kıyasla silik bir görüntü çizdi. 2003'te ise, zatürreden rahatsızlanarak hayatını kaybetti.

Charles Bronson filmleri

17 Ağustos 2010

George Kennedy


George Kennedy (1925/New York/ABD), ismi çok bilinmese de, sinemanın tanıdık simalarından biridir. Oyunculuk macerası, televizyon dizilerinde teknik danışman olarak görev almasıyla başladı. Bir süre televizyon dizilerinde teknik konularda çalışan Kennedy (1955-1960), ardından tv dizilerinde irili ufaklı roller aldı.

Oyuncunun ilk sinema filmi, 1960 yılında çekilen Spartacus oldu. Kennedy, 1961'de ikinci sinema filmi, The Little Shepherd of Kingdom Come'da, "Nathan Dillon" karakteriyle, 'ciddi anlamda' ilk rolünü oynadı. Oyuncu, daha sonra, western türündeki filmlerde ve dizilerde boy göstermeye başladı.

1967-1968 yılları Kennedy açısından oldukça verimli oldu, Dirty Dozen filmiyle dikkat çekerken, Cool Hand Luke filmiyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oscar kazandı ve üne kavuştu. Aktör, ikinci büyük çıkışını, 1970 tarihli Airport filmiyle yaptı, bu kez Golden Globe için, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında aday gösterildi ancak kazanamadı.

70'lerde Kennedy, çoğunlukla gerilim ve aksiyon filmlerinde rol aldı. Airport 1975, The 'Human' Factor, Mean Dog Blues, Death on the Nile bu tarzdaki iyi filmlerinden bazılarıydı. 80'lerde Kennedy, rol aldığı korku filmleriyle dikkat çekti. Just Before Dawn, Creepshow 2 Demonwarp , Nightmare at Noon, The Terror Within, Brain Dead oyuncunun korku türünde vasat ve vasatın üstünde olan filmleriydi.

George Kennedy, sonraki yıllarda dişe dokunur bir çalışmada rol almadı ancak o, Hollywood Sineması'nın en iyi yardımcı erkek oyuncularından biri olarak, tarihe geçmiştir.

George Kennedy filmleri

15 Ağustos 2010

Lee Van Cleef


Lee Van Cleef, sinema tarihinin efsane yüzlerinden biriydi. Genelde 'kötü adam' rolleriyle tanındı.

Hollanda asıllı L.V. Cleef, bir süre sinema dışı işlerde çalıştı, muhasebecilik, çiçekçilik yaptı. Amatör tiyatroculukla da uğraşan L.V. Cleef, prodüktör/yönetmen Stanley Kramer tarafından bir oyun sırasında keşfedildi ve 1952 yapımı, oscarlı "High Noon" filmindeki Jack Colby karakteriyle, sinemaya ilk adımını attı. Filmin ardından birçok televizyon dizisinde rol alan L.V. Cleef, büyük çıkışını Sergio Leone sayesinde yaptı. Leone, çekeceği filmler için uygun oyuncu(lar) ararken, bir ajans kataloğundan L.V. Cleef'i görüp beğendi ve ona "For a Few Dollars More" için oyunculuk teklif etti. Teklifi kabul eden L.V. Cleef, filmin ardından, gene Sergio Leone ile, bu kez "The Good, the Bad and the Ugly" filmiyle sinemaseverlerin karşısına çıktı. Bu filmdeki The Bad/Angel Eyes karakteri ile dünya çapında üne kavuşan L.V. Cleef, bir başka italyan yapımı western, "Death Rides a Horse" ile de, 60'ların sonlarında, oldukça popüler bir isim oldu. 70'lerde genelde vasat filmlerde rol alan L.V. Cleef, 80'lerin başında John Carpenter imzalı "Escape from New York" ile adından söz ettirdi.

Ünlü aktör Lee Van Cleef, kalp krizinden 1989'da yaşamını yitirene kadar, önemsiz bazı filmlerde daha rol aldı ve 1989 kışında hayata veda etti.

Lee Van Cleef filmleri

9 Ağustos 2010

Texas Psychedelic


Texas'ta, 60'larda, British Invasion etkisi kendisini gösterir ve country diyarı bu eyaletten iyi rock grupları çıkmaya başlar. Ortaya çıktıklarında Texas'ta pek hoş karşılanmayan bu gruplar, zamanla kendilerini -özellikle genç kuşağın etkisiyle- kabul ettirirler. 13th Floor Elevators, The Red Krayola ve The Moving Sidewalks bu grupların en ünlü olanlarıdır. Texas Psychedelic, hint müziği tarzı melodilerden, sağlam bluesrock tınılara kadar geniş yelpazede örnekleri olan, güzel bir müzik türüdür.

Texas Psychedelic tarzı müzik yapan, önemli bazı gruplar:

13th Floor Elevators
The Moving Sidewalks
The Red Krayola
Fever Tree
Bubble Puppy
Golden Dawn
Zakary Thaks
Satori

Konu hakkında ayrıca:
http://www.texaspsychedelicrock.com
http://www.texaspsychranch.com

"Satori-Time Machine" dinle

3 Ağustos 2010

John Carpenter Film Müzikleri


Ünlü yönetmenin filmlerinde yer alan, kendisinin bestelediği parçalardan oluşan bir 'mix'tir.

"John Carpenter Film Müzikleri" içinde, hangi filmlerin şarkıları var?

Dark Star
Halloween III
They Live
Escape from New York
Assault on Precinct 13
Halloween II
Christine

"J. Carpenter Film Müzikleri" İNDİR